Yaklaşık olarak 6,5 km uzunluğa sahip olan surlara sahip olan kale, bir yarımada üzerinde kuruludur. Sırasıyla Helenistik, Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu, Selçuklu İmparatorluğu, Kıbrıs Krallığı ve Osmanlı Devleti himayesi altına girer. Cumhuriyet Döneminde ise burayı ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk tarafından Alanya adını alır.
Alanya Kalesi
Kimler tarafından ve ne zaman inşa edildiği bilinmeyen kale, Türkiye’nin iyi korunarak günümüze kadar gelen Ortaçağ kalelerinden biri olarak değerlendirilir. Kale çok dik bir yere kurulduğu için oldukça kolay ve sağlam bir savunmaya sahiptir. Bundan dolayı da M.Ö. 2. yüzyılda pek çok korsan ve asiler burayı sığınak olarak kullanarak korsanların merkezi haline getirir. M.Ö. 65’te ise kale korsanlardan alınır.
Kale içerisinde pek çok farklı döneme tarihlenen tarihi yapı yer alır. Kalenin Orta Kale bölümünde, M.Ö. 2 yüzyıla tarihlenen harçlı ve iri blok taşlı olan Helenistik sur duvarı yer alır.
İç kale kısmında ise Bizans Döneminden kalan kilise, manastır harabeleri, Arap Evliyası ve Orta Hisar’dan İçkale’ye doğru uzanan yuvarlak Kuleli surlar bulunur.
Bugünkü mevcut surlar, tophane, büyük sarnıçlar, Kızılkule, Aşağı Kale Hamamı, Akşebe Mescidi, Ehmedek, Andızlı Cami, Tersane ve İç Kale’deki saray kompleksi ise Selçuklu İmparatorluğu Döneminden gelir.
Yukarı Kale bölümünde yer alan geleneksel Alanya Evleri, bedesten ile arasta ve Süleymaniye Cami ise Osmanlı İmparatorluğu Dönemine aittir.
